top of page

🇫🇷 Paris’te 1 Hafta: Gerçekten Nasıl Geçti?

  • 22 Mar
  • 2 dakikada okunur

Paris’e gitmeden önce klasik bir “turistik liste” yapmak istemedim.

Daha çok hissetmek, yürümek, kahve içmek ve arada kaybolmak üzerine bir plan yaptım.


Ve bu sefer Paris’te toplam 1 hafta kaldık.


Dürüst olayım planladıklarımın bir kısmını yaptım, bir kısmını spontane bıraktım. Ama tam da bu yüzden çok güzeldi.



🎢 Disneyland ile başlangıç


Paris’e bu sefer biraz farklı başladık.


İlk gün

👉 Disneyland tarafında kaldık

otelimiz parka yürüme mesafesindeydi (çok büyük konfor)


İlk gün:


  • Outlet gezdik → gerçekten güzel


    👉 ama özellikle indirim döneminde gitmek daha mantıklı


Sonrasında:



Açıkçası…

Orlando’daki Disney Springs gibi yapmak istemişler ama biraz hayal kırıklığıydı.


  • Çok fazla seçenek yok

  • 1–2 restoran + birkaç mağaza


Beklentim daha yüksekti.


🎠 Disneyland günü



Ertesi gün parka girdik.


👉 Orlando deneyiminden çok daha etkileyiciydi


🕘 Tavsiye:

  • Kapılar 09:30’da açılıyor

  • Ama en iyisi 👉 09:00’da orada olmak


Çünkü girişte ciddi sıra oluyor.


Bizim için yorucu ama bir o kadar da keyifli bir gündü. Parka girmeden mutlaka binmek istediğiniz oyuncakları planlamanızı tavsiye ederim çünkü bazı oyuncaklarda 1 saat bile sıra olabiliyor.


✨ 1. Gün — Louvre, Tuileries & Vendôme


İlk gün tam anlamıyla “Paris’e geldim” günüydü.


Sabah Louvre çevresinde başladık.

Evet… piramidin önünde fotoğraf çektim 😄


Sonra:

  • Palais Royal

  • Tuileries Garden

  • Seine kenarında yürüyüş


Burası gerçekten yavaşlamak için tasarlanmış gibi.


📸 En sevdiğim an:

Tuileries’ten Seine’e doğru yürüdüğümüz o an


Sonrasında Vendôme tarafına geçtik. Burası tam “quiet luxury Paris” hissi.


Arada:


  • Galerie Vivienne → küçük ama çok estetik

  • Madeleine civarı → kısa yürüyüşler


🍽️ Kahve & yemek:


  • Café Kitsuné

  • Café Nuances

  • Ysl Cafe

  • Dumbo


Akşam:

👉 Bouillon Chartier


🖤 2. Gün — Le Marais & daha local Paris


İkinci gün biraz daha “burada yaşıyormuşum gibi” hissettiğim gündü.


📍 Le Marais

  • Centre Pompidou

  • Marais sokaklarında kaybolmak

  • Marché des Enfants Rouges


📸 Place des Vosges

En sevdiğim park olabilir.


Duru ile burada vakit geçirmek gerçekten seyahatin en güzel anlarından biriydi 🤍


Sonra:


  • Bastille tarafına yürüdük

  • Bercy Village’a uğradık


🍽️:


  • Chez Janou

  • Breizh Cafe

  • L’As du Fallafel



👧 Duru’nun favorileri


  • Berthillon dondurma 🍦

  • Parkta oyun oynamak çünkü çok güzel oyun parkları var

  • Seine kenarında yürümek


Çocukla Paris düşündüğümden daha keyifliydi.


🗼 3. Gün — Eiffel & klasik Paris


  • Arc de Triomphe

  • Champs-Élysées

  • Grand Palais

  • Pont Alexandre III

  • Eiffel Tower


📸 En iyi foto:

Pont Alexandre III


🍽️:

  • Carette

  • Le Relais de l’Entrecôte


🎨 Montmartre


  • Sacré-Cœur

  • Place du Tertre


Biraz turistik ama o hissi gerçekten başka.


🛍️ Alışveriş notlarım



Ama…


✨ Favorim: Le Bon Marché


Daha sakin, daha rafine, daha “ben”.


🤍 Paris hakkında dürüst notlarım


Paris’i bu sefer biraz daha farklı hissettirdi.

Bu benim Paris’e 6. gidişimdi ve ilk defa küçük bir hayal kırıklığı yaşadım.


  • Şehir biraz daha dağınık

  • Bazı yerler eskisi kadar temiz değil

  • Kontrast çok fazla (lüks + çok sıradan yan yana)


Ama bu kötü mü?

Belki değil… sadece değişmiş.


⚠️ Güvenlik & ulaşım


  • Hırsızlık artmış gibi

  • Turistik yerlerde dikkat şart


Biz çoğunlukla:

👉 Uber kullandık


💸 Fiyatlar


Paris artık gerçekten pahalı.


✨ Son düşüncem


Bu seyahatten sonra şunu fark ettim:


Paris’i en güzel yaşama şekli belki de çocukla koşturarak değil…


👉 çift olarak gidip

👉 güzel bir otelde kalıp

👉 güzel yerlerde yemek yiyip

👉 yavaş yavaş şehri yaşamak


olabilir.


Çünkü Paris biraz yaşanacak bir şehir, gezilecek değil.



 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Prag

Prag'da 1 Günde Hop-On Hop-Off Tramvayıyla Keşfetmeniz Gereken 18 Durak Prag, büyüleyici tarihi ve kültürel yapılarıyla ünlü bir şehir....

 
 
 

Yorumlar


Aramıza hoşgeldin!

Seyahat Ritmi

23 yıldır seyahat etmekle tutkulu olan biriyim ve bu süre zarfında dünyanın pek çok yerini keşfetme fırsatı buldum.

Seyahat deneyimlerim beni farklı kültürlerle tanışmaya, yeni lezzetler keşfetmeye ve benzersiz manzaraların tadını çıkarmaya teşvik etti.

Daha önce global bir dergi şirketinde çalışarak, seyahat ve hayat tarzıyla ilgili içerikler üretme konusunda kapsamlı bir tecrübe edindim.

Bu süreçte yazılarımı geniş bir okuyucu kitlesiyle paylaşma şansı yakaladım ve bu da benim için büyük bir ilham kaynağı oldu.

 

Seyahat sırasında yer değişiklikleri, kültürel etkileşimler ve keşifler arasındaki doğal akış ve tempo, "Seyahat Ritmi" isminin çıkış noktası oldu. Şimdi sitemde seyahat ipuçları, destinasyon önerileri ve yaşam tarzıyla ilgili deneyimlerimi paylaşarak, başkalarının da benimle aynı tutkuyu paylaşmasını umuyorum. Seyahat etmek ve dünyayı keşfetmek benim için sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi.

Ekip olarak sizlerle bu heyecanı paylaşmak için sabırsızlanıyoruz!

 

E-mail 

Sosyal Medya

  • Instagram
bottom of page