top of page

Lizbon Gezi Rehberi: Nerede Yenir, Ne Yapılır, Nerelere Gidilir?

29 Ağu
5 dakikada okunur

Lizbon seyahatinden önce her zamanki gibi küçük kâğıtlara uzun uzun notlar çıkarmıştım. Nerede yemek yenir, hangi dondurmacıya gidilir, çocukla ne yapılır, hangi yer gerçekten görülmeye değer… Sonra tabii ki planladığımız her şeyi yapamadık.

Bu yüzden bu yazı kusursuz bir “48 saatte Lizbon” programı değil. Benim Lizbon için araştırdığım, gittiğim ve bir sonraki seyahatimde hâlâ görmek istediğim yerlerin tamamından oluşan bir rehber.

Özellikle ilk kez Lizbon'a gidiyorsanız kaydedebileceğiniz çok fazla adres var.

Lizbon'da nereler gezilir?

Lizbon'da ilk gün bence şehri tanımaya ayrılmalı. Rua Augusta ve Chiado çevresinden başlayıp yürüyerek şehrin farklı bölgelerine geçebilirsiniz.

Buradan Alfama'ya doğru devam etmek mümkün. Alfama zaten Lizbon'un fotoğraflardan bildiğimiz o eski, dar sokaklı tarafı.

Burada Santa Maria Maior, yani Lizbon Katedrali'ni de görebilirsiniz. Benim notlarımda Santa Maria Maior çevresinde bir de limonlu dondurma var; bir sonraki gidişimde tekrar bulmak istediğim küçük notlardan biri bu.

Bir diğer klasik ise Elevador de Santa Justa. Şehrin merkezindeyseniz görülmesi kolay olduğu için rotaya eklenebilir.

Ama Lizbon için araştırırken daha az klasik birkaç yer de not almışım:

Park Necessidades (Tapada das Necessidades) ve Jardins Abertos bunlardan ikisi. Daha sakin ve farklı bir Lizbon görmek isteyenler için akılda tutulabilir.

Bir diğer notum Black Cat Cinema. Klasik turistik Lizbon listesinden biraz farklı bir şey yapmak isteyenler için araştırılabilecek yerlerden.

Bir sonraki Lizbon seyahatimde ilk gideceğim yer

Kâğıdımda bir yerin yanına özellikle:

“KESİN GİT”

yazmışım: Palácio dos Marqueses de Fronteira.

Lizbon'un merkezdeki en bilinen turistik noktalarından biri olmadığı için ilk seyahatte gözden kaçabiliyor. Sarayı, bahçeleri ve özellikle azulejo'larıyla benim tekrar Lizbon'a gittiğimde görmek istediğim yerlerden.

Yakınlarında El Corte Inglés olduğunu da kendime ayrıca not etmişim.

Belém ve LX Factory aynı gün yapılabilir

Ben olsam LX Factory ve Belém'i aynı güne koyarım.

Notlarıma bile:

“LX Factory → yemek → Belém çok yakın”

diye yazmışım.

LX Factory'de yemek yiyip mağazalara baktıktan sonra Belém tarafına geçilebilir. Bu bölgede ayrıca gördüğüm pembe McDonald's da notlarıma girmiş. :)

Belém zaten Lizbon'a ilk kez gidildiğinde görülmesi gereken bölgelerden.

Parque das Nações ve çocukla Lizbon

Çocukla Lizbon'a gidiyorsanız program biraz değişiyor.

Bizim listemizde Oceanário de Lisboa vardı. Aynı bölgede Parque das Nações ve Telecabine Lisboa da bulunduğu için burayı tek bir günlük/yarım günlük program haline getirmek çok kolay.

Çocuk için not aldığım bir diğer yer Teddy & Friends Playground.

Alışveriş yapmak veya biraz kapalı alana geçmek isterseniz yine bu bölgede Centro Vasco da Gama var.

Yani çocuklu bir gün için benim rotam:

Oceanário → Parque das Nações → Telecabine → Centro Vasco da Gama

olurdu.

Pink Street

Pink Street'i araştırırken tabii ki ben de listeye eklemişim.

Ama kâğıdımda sonradan yanına yazdığım şey çok daha gerçek:

“Biz hiç göremedik.” :)

O yüzden Lizbon'a gidecek birine Pink Street için programını altüst etmesini söylemem. Cais do Sodré tarafındaysanız geçip görebilirsiniz.

Aynı bölgede yemek için Time Out Market de değerlendirilebilir. Özellikle herkes farklı bir şey yemek istiyorsa pratik bir seçenek.

Lizbon'da ne yenir?

Gelelim benim notlarımın en kalabalık bölümüne. :)

Lizbon için restoran araştırırken hem Portekiz mutfağını hem de araya farklı mutfakları karıştırmışım.

Arroz de Marisco

Portekiz'de denemek istediğim yemeklerin başında arroz de marisco vardı.

Deniz ürünlü, bol sulu/pirinçli bir yemek. Notuma açıklamak için basitçe “paella gibi” yazmışım ama aslında İspanyol paellasından farklı bir Portekiz yemeği.

Deniz ürünlerini seviyorsanız mutlaka listenizde olsun.

Cervejaria Ramiro

Deniz ürünleri için not aldığım en önemli adreslerden biri Cervejaria Ramiro.

Lizbon'un oldukça bilinen adreslerinden olduğu için özellikle yoğun dönemlerde önceden planlamak iyi olabilir.

O Trevo

Notlarımda:

“Prego sandviç – O Trevo – mekan adı – Anthony Bourdain”

yazıyor.

Prego, Portekiz'in meşhur etli sandviçlerinden. Daha lokal ve hızlı bir şey denemek istiyorsanız güzel bir alternatif.

Sardinhas Assadas

Bir diğer notum sardinhas assadas, yani ızgara sardalya.

Özellikle sardalya mevsiminde Lizbon sokaklarında sıkça karşınıza çıkabiliyor. Portekiz'de en az bir kez denenmesi gereken klasiklerden.

Bonjardim

Notlarımda “Bonjardim – tavuk” şeklinde geçiyor.

Deniz ürünlerinden sıkıldığınız bir gün için Portekiz usulü tavuk seçeneği olarak kaydedilebilir.

Ponto Final

Lizbon'un karşı kıyısındaki Almada için not aldığım restoran ise Ponto Final.

Almada'ya geçip nehir kenarında yemek yemek, özellikle hava güzelse Lizbon günlerinden birini biraz farklılaştırmak için güzel olabilir.

5 Oceanos

Listemde 5 Oceanos da var ve yanına özellikle:

“deniz manzaralı yemek”

yazmışım.

Özellikle manzara + yemek isteyenler için araştırılabilecek adreslerden.

Lizbon'da kahvaltı ve kahve

Kahvaltı/kafe listem de hiç kısa değil.

Dear Breakfast özellikle kahvaltı için not aldığım adreslerden.

Comoba da listemdeydi.

Daha lokal bir yer için Café O Corvo'yu not etmişim.

Heim'ın yanına ise direkt “matcha” yazmışım. Matcha sevenler kaydedebilir.

Bir de Café da Garagem var.

Notlarımın en altında ayrıca iki kafe daha bulunuyor:

Casa São Miguel ve Baltazar Roiz.

Bunlar ilk kez Lizbon'a giden birinin “mutlaka yapılacaklar” listesinden ziyade, birkaç günü olan ve daha fazla kafe keşfetmek isteyenlerin alternatif listesine girebilir.

Biraz daha farklı yemek isterseniz

Her öğünde Portekiz mutfağı yemek zorunda değilsiniz.

Coyo Taco notlarımda iki kez geçiyor; belli ki gitmeyi bayağı kafaya koymuşum. :)

Pink Street çevresi için Dallas Burger da listemde.

Ayrıca Street Smash'i de burger alternatifi olarak not etmişim.

Mercado de Campo de Ourique ise tek bir restorana bağlanmak istemediğiniz günler için güzel bir seçenek. Notumda özellikle otelimize yakın olduğunu ve içerisinde yemek seçenekleri bulunduğunu yazmışım.

Casa do Alentejo

Casa do Alentejo'yu ayrıca yazmak istiyorum çünkü notlarımda birkaç yerde karşıma çıkıyor.

Burası yalnızca yemek için düşünülecek bir adres değil; binanın içi de görülmeye değer. Lizbon'un ortasında farklı bir atmosfer görmek isteyenler listeye ekleyebilir.

Lizbon'da dondurma nerede yenir?

Belli ki bu seyahati planlarken dondurma konusu benim için oldukça önemliymiş. :)

Artisani

Notum çok net:

“Artisani → en meşhur dondurmacı.”

Dolayısıyla dondurma için ilk kaydettiğim yerlerden.

Limonlu dondurma

Santa Maria Maior çevresinde yediğimiz/denk geldiğimiz limonlu dondurmayı da özellikle not etmişim.

Flacolocoandco

Notlarımda ayrıca dondurma için “flacolocoandco” şeklinde yazdığım bir adres var. El yazımdan mekânın adını netleştiremediğim için yanlış bir yer önermek istemiyorum; gitmeden önce ismini yeniden kontrol etmek gerekiyor.

Portekiz'in meşhur likörü: Ginjinha

Notlarımda A Ginjinha – likör de var.

Ginjinha, Portekiz'in vişne/kiraz bazlı geleneksel likörlerinden. Lizbon'da küçük bardaklarla servis edildiği klasik yerleri görebilirsiniz.

Alkol kullanıyorsanız Lizbon deneyiminin küçük klasiklerinden biri olarak denenebilir.

Lizbon'dan günübirlik nereye gidilir?

Lizbon'a birkaç günden fazla ayırabiliyorsanız çevresi en az şehir kadar güzel.

Sintra ve Palácio da Pena

İlk sıraya Sintra'yı koyarım.

Burada en çok görmek istediğim yer Palácio da Pena idi. Rengârenk mimarisiyle Portekiz'in en ikonik yapılarından biri.

Sintra'yı mümkünse ayrı bir gün olarak planlamak daha rahat.

Cabo da Roca

Sintra'yla birleştirilebilecek diğer durak Cabo da Roca.

Kâğıdıma direkt:

“Avrupa'nın en batısı”

diye not etmişim.

Manzara için güzel bir durak.

Costa da Caparica

Deniz günü yapmak istiyorsanız listemde Costa da Caparica var.

Özellikle Lizbon'u yazın ziyaret ediyorsanız şehir gezisine bir plaj günü eklemek güzel oluyor.

Praia do Ribeiro do Cavalo

Not aldığım diğer plajlardan biri Praia do Ribeiro do Cavalo.

Merkezde gezilecek bir yer gibi düşünmek yerine ayrı bir sahil planına eklemek daha mantıklı.

Praia do Creiro

Listemdeki diğer plaj Praia do Creiro.

Notumda yanına “Sarma gibi” yazmışım; belli ki manzarası bana başka bir yeri hatırlatmış. :)

Lizbon için benim ideal planım

Bütün bu notları şimdi yeniden düzenlesem Lizbon'u şöyle planlardım:

1. gün: Rua Augusta → Chiado → Santa Justa → Alfama → Santa Maria Maior2. gün: Belém → LX Factory → akşam Cais do Sodré/Pink Street3. gün: Oceanário → Parque das Nações → Telecabine → Vasco da Gama4. gün: Sintra → Palácio da Pena → mümkünse Cabo da Roca5. gün: Almada + Ponto Final veya hava güzelse Costa da Caparica

Daha fazla gününüz varsa Palácio dos Marqueses de Fronteira, Casa do Alentejo, Park Necessidades gibi daha az klasik yerleri eklerdim.

Lizbon'a gitmeden önce bilmek istediğim şey

Lizbon için araştırma yaparken insanın karşısına yüzlerce “mutlaka git” çıkıyor.

Hepsine gitmeye çalışmayın.

Bizim de rezervasyonlarımız, gitmek istediğimiz restoranlarımız ve uzun listelerimiz vardı; bazılarına gittik, bazılarını göremedik. Ama Lizbon'da en sevdiğim şeylerden biri zaten programın arasındaki anlardı.

Bir kafeye oturmak, ara sokaklara girmek, dondurma yemek, karşı kıyıya geçmek…

Lizbon biraz plansızlığa çok yakışıyor.

O yüzden bu rehberi yapılması zorunlu bir checklist gibi değil, seyahatinizi oluştururken içinden seçim yapabileceğiniz benim Lizbon not defterim gibi kullanın.

Ve benim kâğıdımdaki en büyük yıldız hâlâ duruyor:

Bir dahaki Lizbon: Palácio dos Marqueses de Fronteira. Kesin git. :)


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


Aramıza hoşgeldin!

Seyahat Ritmi

23 yıldır seyahat etmekle tutkulu olan biriyim ve bu süre zarfında dünyanın pek çok yerini keşfetme fırsatı buldum.

Seyahat deneyimlerim beni farklı kültürlerle tanışmaya, yeni lezzetler keşfetmeye ve benzersiz manzaraların tadını çıkarmaya teşvik etti.

Daha önce global bir dergi şirketinde çalışarak, seyahat ve hayat tarzıyla ilgili içerikler üretme konusunda kapsamlı bir tecrübe edindim.

Bu süreçte yazılarımı geniş bir okuyucu kitlesiyle paylaşma şansı yakaladım ve bu da benim için büyük bir ilham kaynağı oldu.

 

Seyahat sırasında yer değişiklikleri, kültürel etkileşimler ve keşifler arasındaki doğal akış ve tempo, "Seyahat Ritmi" isminin çıkış noktası oldu. Şimdi sitemde seyahat ipuçları, destinasyon önerileri ve yaşam tarzıyla ilgili deneyimlerimi paylaşarak, başkalarının da benimle aynı tutkuyu paylaşmasını umuyorum. Seyahat etmek ve dünyayı keşfetmek benim için sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi.

​

Ekip olarak sizlerle bu heyecanı paylaşmak için sabırsızlanıyoruz!

​

 

E-mail 

Sosyal Medya

  • Instagram
bottom of page